kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa        Forum        Loca        Hakkımızda        İletişim        Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

 

 

  11. Hukuk Dairesi 2005/6124 E., 2006/8226 K.
  • HACİZ ŞERHLERİNİN KALDIRILMASI
  • İHTİYATİ HACİZ

     

  • 5411 S. BANKACILIK KANUNU [ Madde 140 ]
  • 2577 S. İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU [ Madde 28 ]
  • 6183 S. AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUN [ Madde 13 ]
  • 6183 S. AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUN [ Madde 37 ]

    "İçtihat Metni"

    Taraflar arasında görülen davada Büyükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 15.12.2005 tarih ve 2005/172-2005/1118 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

    Davacı vekili, K…

    … A.Ş.ne BBDK. tarafından el konulması üzerine bankanın yönetiminin TMSF.na geçtiğini, TMSF.nun da bankanın alacaklarını 6183 sayılı yasa uyarınca kamu alacağı kabul ederek müvekkili şirkete ait taşınmazların tapu kayıtları üzerine ihtiyati haciz şerhleri koydurmak suretiyle müvekkilinin tasarrufunu engellediğini, BDDK.ve TMSF.nun el koyma işleminin hukuka aykırılığı nedeni ile Danıştay 10. Dairesi'nin 21.06.2004 tarihli kararı ile iptal edildiğini, temyiz itirazının da reddedilip K…

    … A.Ş.ne el koyma işleminin hukuka aykırılığı ve iptalinin kesinleştiğini, müvekkili şirketçe kullandırılan kredi borcunun kamu alacağına dönüşmesi ve 6183 sayılı yasanın 37. maddesince ödenmesinin istenilmesine ilişkin (ödemeye çağrı) işlemin hukuka aykırılığı nedeni ile iptalinin dava edildiğini, dava konusu işlemin iptaline karar verildiğini, yine müvekkilinin K…

    …'a olan borcu nedeni ile varlıkları üzerinde ihtiyati haciz konulması ve mal ve hakları üzerine haciz şerhi işletilmesi işleminin hukuka aykırılığı nedeni ile iptal edildiğini, buna rağmen idare tarafından 30 gün içerisinde yargı kararının gereğinin yerine getirilmediğini, tapularda dayanaksız kalan haciz şerhlerinin kaldırılmadığını ileri sürerek, her türlü haczi ve haciz şerhinin dayanaktan yoksun kalmaları nedeni ile hükmen terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

    Davalı vekili, Bankanın Fon'a devir kararı ile ilgili olarak şekli ve maddi anlamda kesin hüküm teşkil eden bir iptal kararının henüz mevcut olmadığını, K…

    … AŞ.ne el koyma işleminin hukuka aykırılığının ve iptalinin henüz kesinleşmediğini, yine davacı şirketin ihtiyati haciz ve ödemeye çağrı işlemlerinin iptali sebebi ile açtığı idari davaların temyiz edilmiş olmakla henüz kesinleşmediğini, kaldı ki 2577 sayılı Kanun'nun 28. maddesince taşınmazlar üzerine 6183 sayılı Kanun'un 13. maddesine göre konan ihtiyati hacizlerin kaldırılmasının, kararın Fon aleyhine kesinleşmesinden sonra söz konusu olabileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

    Mahkemece, toplanan kanıtlar doğrultusunda 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28. maddesi uyarınca idarenin, idare mahkemesi kararlarını 30 gün içerisinde uygulama zorunluluğu karşısında karar tashihi sürecinin beklenmesinin sonuca etkili olmadığı, Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu'nun mevcut bir iptal kararının olduğu, K…

    …. A.Ş.nin TMSF.na devredilmesi kararının hukuken ortadan kalktığı, dolayısıyla TMSF.nun alacaklılık sıfatının sona erdiği, bu sıfatla ve kamu alacağından bahisle tapu kaydı üzerine koydurmuş olduğu hacizlerin hukuki temelinin kalmadığı, tapu kayıtları üzerindeki haciz şerhlerinin yolsuz tescil durumuna dönüştüğü gerekçeleriyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.

    Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

    1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

    2-Dava, davacı şirketin taşınmazları üzerine davalı tarafından konan her türlü haciz ve haciz şerhinin dayanaktan yoksun kaldıkları iddiasına dayalı hükmen terkin istemine ilişkindir.

    Mahkemece, yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

    Oysa, kararların sonuçları başlıklı 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28. maddesi, Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. Ancak, haciz veya ihtiyati haciz uygulamaları ile ilgili davalarda verilen kararlar hakkında, bu kararların kesinleşmesinden sonra idarece işlem tesis edilir hükmünü haiz olup, K…

    … A.Ş.ne el koyma işleminin hukuka aykırılığı ve iptalinin kesinleşmediği, yine davacı şirketin ihtiyati haciz ve ödemeye çağrı işlemlerinin iptaline yönelik açtığı idari davaların davalı tarafından temyiz edilmiş olmakla henüz kesinleşmediği dosya kapsamı ile sabit olup, özünde ihtiyati haczin kaldırılması ile ilgili olan işbu davada, 2577 sayılı Kanun'nun 28. maddesinin ikinci cümlesi de gözetilerek, davacı şirketin taşınmazları üzerine 6183 sayılı Kanun'un 13. maddesine göre konan ihtiyati hacizlerin kaldırılmasının, ancak davacı tarafından davalı aleyhine açılan "...davacı şirketin tüm mal ve hakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına ve tüm mal ve hakları üzerinde haciz şerhi işletilmesi yönünde tesis edilen işlemde hukuka uyarlılık bulunmadığı " şeklindeki Danıştay 10. Daire'sinin 05.11.2004 tarih, 2002/6921 esas,2004/7175 karar sayılı ilamının kesinleşmesinden sonra söz konusu olabileceği gözden kaçırılarak mahkemece, yerinde görülmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

    Öte yandan, mahkemece, davacı tarafından yapılan 37.900.000-TL. yargılama giderinin davalıdan tahsiline karar verilmiş olup, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 140. maddesi hükmünce, davalının her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olmasına göre, dava açılırken alınan peşin karar ve ilam harcı bölümünün, mümeyyiz davalıya yüklenip yüklenmediği masraf dökümü içermeyen gerekçeli karardan anlaşılamamaktadır. Bu itibarla, masraf dökümünün yapılmaması dahi doğru bulunmamıştır.

    SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına (BOZULMASINA), ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.07.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

     

  •  

     

     

    Ceza Hesaplama          Yargılama Giderleri Hesaplama          Avukatlık Ücreti Hesaplama          Avukat Rehberi

     

    Temyiz Dilekçesi Hazırlama (Hukuk)          Temyiz Dilekçesi Hazırlama (Ceza)          İstatistikler

     

     

     

    Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

    Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

    Copyright 2010 BETA