kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa        Forum        Loca        Hakkımızda        İletişim        Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

 

 

  11. Hukuk Dairesi 2007/1400 E., 2008/2822 K.
  • ESKİME PAYI
  • HUSUMET
  • REHİN
  • YANGIN SİGORTASI

     

  • 6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 1269 ]
  • 6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 1270 ]

    "İçtihat Metni"

    Taraflar arasında görülen davada ( İstanbul Onuncu Asliye Ticaret Mahkemesi)'nce verilen 12.09.2006 tarih ve 2002/269-2006/503 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

    Davacı vekili, müvekkiline ait ve davalı şirkete sigortalı bulunan işyerinde meydana gelen yangın sonucunda uğranılan hasar bedelinin, usulüne uygun müracaata rağmen ödenmediğini İleri sürerek, şimdilik (220.000) ABD Dolarının temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini taiep ve dava etmiştir.

    Davalı vekili, dava konusu yangının davacı tarafça kasten çıkarıldığını, TTK'nın 1278. maddesi uyarınca talebin reddinin gerektiğini, talebin fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

    Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu yangının kasten çıkarıldığı hakkındaki savunmanın ispatlanamadığı, hasar tespiti konusunda gerek ekspertiz raporlarının, gerekse mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi raporlarının bina ve demirbaş hasarları hakkında birbirine yakın rakamlar içerdiği ve bariz farkın dekoratif baskı kalıplarında yaşandığı, bu konuda tek başına davacı tarafından sunulan faturaya göre belirleme yapmanın yanlış olduğu, zira davacının bu kalıpları uzunca bir vadeyle satın aldığı ve vade farkından kaynaklanan fiyat fazlalığının davalı sigortacıya yüklenemeyeceği, kalıpların yerli üretim olmaması nedeniyle, yerli üretimle kıyaslama yapan bilirkişi raporunun da dikkate alınamayacağı, buna göre toplam hasar bedelinin (147.571.206.000) TL olacağı, binada %10 ve demirbaşta %25 eskime payı re'sen düşülürse hasarın (142.171.808.750) TL olduğu, kur oranına göre bu meblağın (104.259,35) ABD Dolanna karşılık geldiği, baskı kalıplannın poliçedeki dain ve mürtehininden muvafakatname alındığı, temerrüt tarihinin kesin ekspertiz raporunun alındığı 19.12.2001 tarihli olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, (104.259,35) ABD Dolarının 19.12.2001 tarihinden itibaren döviz faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

    Karan, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

    Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

    Ancak dava, yangın sigortası sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.

    TTK'nın 1269. maddesi uyarınca, malı rehin alan kimse, dain ve mürtehin sıfatıyla o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi, aynı Yasa'nın 1270. maddesi hükmü gereğince bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür. Böyle bir durumda, sigortalı durumda olan rehin hakkı sahibi olduğuna göre, sigorta şirketinden tazminat talep etme hakkının da Öncelikle ona ait olması gerekir. Sigorta ettiren, ancak sigortalı malın dain ve mürtehini olan ve lehine sigorta edilenin açık muvafakatini almak ve o suretle sigortadan, şayet kendi menfaati de zedelendiği takdirde, tazminat istemek hakkına sahip olur. Bu durumda mahkemece, poliçenin dain ve mürtehin sıfatıyla lehine düzenlendiği şirketin sigorta tazminatının davacıya ödenmesine açıkça muvafakati olup olmadığının araştırılması, muvafakati sağlandığı takdirde yargılamaya devam edilerek davanın sonuçlandırılması, aksi takdirde davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerekir.

    Somut uyuşmazlıkta ise, dava konusu sigorta sözleşmesinin "baskı kalıplan" yönünden "dain ve mürtehin" kaydıyla V... Ltd. Şti. lehine düzenlendiği, mahkemece davacıdan talep edilmesi üzerine V... Ltd. Şti.'den alınan 03.08.2006 tarihli muvafakatname başlıklı belgenin sunulduğu, bu belgede ise "davaya, dain ve mürtehin sıfatından doğacak hakların saklı kalması kaydıyla muvafakat edildiğinin" bildirildiği anlaşılmaktadır. Bu belgenin yukarıda açıklanan şekilde, sigorta tazminatının davacıya ödenmesine açıkça muvafakat edildiği anlamına geldiği söylenemez. O halde mahkemece, gerekirse V... Ltd. Şti. yetkili temsilcisinin İsticvabı yoluyla, sigorta tazminatının davacıya ödenmesine açıkça muvafakat edilip edilmediğinin ve muvafakatnamenin yazılış biçimi itibariyle sözü edilen rehin haklarının saklı tutulmasının ne anlama geldiğinin tespit edilmesi ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.

    Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; bina ve demirbaş hasarlarının tespiti için görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda, 07.01.2002 tarihli ekspertiz raporundaki tespitlerin aynen kabul edildiği belirtilmiş, mahkemece bilirkişi raporunda bina ve demirbaş hasarları için eskime payı düşülmediği gerekçesiyle, bina hasarında %10, demirbaş hasarında %25 oranında eskime payı re'sen düşülmüştür. Oysa, bilirkişi raporu düzenlenirken esas alman 07.01.2002 tarihli ekspertiz raporunda, hasar bedelinden anılan oranlarda eskime payı indiriminin yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında mahkemece, bina ve demirbaş hasarları yönünden, ikinci kez eskime payı düşülmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

    Bozma neden ve şekline göre, taraf vekillerinin baskı kalıplarının gerçek değerine İlişkin temyiz İtirazlarının incelemesine şimdilik gerek görülmemiştir.

    Sonuç: Yukarıda (1) no'lu bentte açıklanan nedenle, taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) no'lu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin, (3) no'lu bentlerde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın mümeyyiz taraflar yararına (BOZULMASINA), (4) no'lu bentte açıklanan nedenle, taraf vekillerinin baskı kalıplarının gerçek değerine ilişkin temyiz itirazlarının incelemesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın İstekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 10.03.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

  •  

     

     

    Ceza Hesaplama          Yargılama Giderleri Hesaplama          Avukatlık Ücreti Hesaplama          Avukat Rehberi

     

    Temyiz Dilekçesi Hazırlama (Hukuk)          Temyiz Dilekçesi Hazırlama (Ceza)          İstatistikler

     

     

     

    Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

    Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

    Copyright 2010 BETA