kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa        Forum        Loca        Hakkımızda        İletişim        Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

 

 

  11. Hukuk Dairesi 2009/5463 E., 2009/6666 K.
  • ANONİM ŞİRKET
  • AZINLIK HAKLARI
  • GENEL KURULU TOPLANTIYA ÇAĞIRMA

     

  • 6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 355 ]
  • 6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 366 ]
  • 6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 367 ]
  • 6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 435 ]

    "İçtihat Metni"

    Taraflar arasında görülen davada (Antalya Üçüncü Asliye Ticaret

    Mahkemesi)'nce verilen 19.03.2009 tarih ve 2008/171-2009/38 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

    Davacı, davalı şirketin 1/10 oranında paya sahip ortağı olduğunu, davalı şirketin en son genel kurul toplantısının 31.03.2003 tarihinde yapıldığını, şirketin A ve B grubu hisse senetlerini temsilen ayrı ayrı oluşturulan yönetim kurullarının görev sürelerinin 31.03.2005 tarihinde, denetim kurullarının görev sürelerinin ise 31.03.2004 tarihinde sona erdiğini, davalı şirketin 2003, 2004 ve 2005 yılı genel kurul toplantılarının yapılamadığını, şirketin organsız kalması nedeniyle bu toplantıların yapılamadığını ileri sürerek, davalı şirketin genel kurulunun olağanüstü toplantıya çağrılması için gerekli işlemleri yapmak üzere kendisine izin ve yetki verilmesini talep ve dava etmiştir.

    Davalı vekili, dava dilekçesindeki iddia ve beyanların doğru olduğunu, açılan davayı kabul ettiklerini belirtmiştir.

    Davalı şirketin görev süresi sona eren yönetim kurulu üyelerinden olan Kayhan vekili, davaya müdahale talebinde bulunarak davalı şirketin genel kurul toplantısının yapılması için gerekli hazırlık işlemlerinin yapılmakta olduğunu, toplantı tarihi belirlenerek gerekli ilanların yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

    Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nın 366. maddesi uyarınca, şirket sermayesinin en az 1/10 payına sahip ortağın yazılı talebi üzerine yönetim kurulunun şirket genel kurulunu olağanüstü toplantıya çağırmak zorunda olduğu, TTK'nın 367. maddesine göre de bu yöndeki talebin yönetim kurulunca ve TTK'nın 355. maddesi uyarınca yapılacak başvuru sonucu denetim kurulunca yerine getirilmezse, şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesinden genel kurulun toplantıya çağrılmasına yetki verilmesi istenebileceği, ancak bu prosedürün işletilebilmesi için şirketin usulüne uygun seçilmiş, yetki ve görevi devam eden yönetim ve denetim organları bulunması gerektiği, TTK'nın 435. maddesine göre, şirketin yasal zorunlu organlarından birinin mevcut olmaması veya genel kurulun toplanamaması halinde ise paydaşlardan veya şirket alacaklılarından birinin veya bakanlığın talebi üzerine mahkemece tanınacak uygun süre içerisinde durumun düzeltilmemesi halinde şirketin feshine karar verileceği, böyle bir talep görülürken, mahkemece gerekli önlemlerin alınabileceği, bu önlemler arasında organsız kalan şirketi temsil etmek üzere kayyım atanması ve atanacak kayyımın eksiklikleri giderici önlemler alması hususunun da yer aldığı, bu itibarla şirketin zorunlu organlarının mevcut olmadığı nedenine dayanılarak TTK'nın 367. maddesine göre, zorunlu organların oluşturulması için genel kurulu toplantıya çağrı izni istemiyle açılan davanın dinlenme olanağının bulunmadığı, davalı şirket vekilinin kabul beyanının hukuki değer taşımadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

    Kararı, davacı ve davalı vekilleri temyiz etmiştir.

    Dava, TTK'nın 367. maddesine göre, zorunlu organların oluşturulması için genel kurulu toplantıya çağrı izni istemine ilişkindir. Mahkemece, TTK'nın 435. maddesine göre, şirketin yasal zorunlu organlarından birinin mevcut olmaması veya genel kurulun toplanamaması halinde paydaşlardan veya şirket alacaklılarından birinin veya bakanlığın talebi üzerine mahkemece tanınacak uygun süre içerisinde durumun düzeltilmemesi halinde şirketin feshine karar verileceği, böyle bir talep görülürken, mahkemece gerekli önlemlerin alınabileceği, bu önlemler arasında organsız kalan şirketi temsil etmek üzere kayyım atanması ve atanacak kayyımın eksiklikleri giderici önlemler alması hususunun da yer aldığı, bu itibarla şirketin zorunlu-organlarının mevcut olmadığı nedenine dayanılarak TTK'nın 367. maddesine göre, zorunlu organların oluşturulması için genel kurulu toplantıya çağrı izni istemiyle açılan davanın dinlenme olanağının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. TTK'nın 367. maddesi hükmüne ve Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre, şirket azınlığının genel kurulu olağanüstü toplantıya çağırma hususunda yetki verilmesi talebinde bulunabilmesi için sırasıyla ve öncelikle yönetim kuruluna ve denetçilere başvuruda bulunması ve anılan maddenin yollamasıyla aynı Yasa'nın 356/son maddesi uyarınca sahip oldukları pay senetlerini usulünce tevdi etmeleri gerekir. Anılan bu hususlar davanın yasal ön koşulları olup, mahkemece de re'sen araştırılması icap eder. Yine, anonim şirketlerde görev süresi biten yönetim kurulu üyelerinin bu sıfatlarının kendiliğinden düşeceğine dair bir hüküm bulunmaması nedeniyle yönetim kurulunun yeni yönetim seçilene kadar zorunlu görevlerine devam edeceklerinin kabulü gerekir (Dairemizin 30.11.1992 tarih 6220/11024 sayılı kararı). Bu durumda yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelerinin görev süresinin bitmesiyle şirketin kendiliğinden organsız kaldığından söz edilemez. Bu cümleden olarak ve Dairemizin emsal uygulamalarında yönetim kurulunun görev süresi bitmiş olsa bile genel kurulu toplantıya davet edebilir (11. HD. 07.10.1997 T., E: 4267, K: 5165). Açıklanan ilkeler ışığında davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddi yerinde değilse de sonucu itibariyle doğru olan hükmün gerekçesi açıklanan şekilde değiştirilerek onanması gerekmiştir.

    Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı ve davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile sonucu itibariyle doğru olan hükmün açıklanan değişik gerekçeyle (ONANMASINA), 01.06.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

  •  

     

     

    Ceza Hesaplama          Yargılama Giderleri Hesaplama          Avukatlık Ücreti Hesaplama          Avukat Rehberi

     

    Temyiz Dilekçesi Hazırlama (Hukuk)          Temyiz Dilekçesi Hazırlama (Ceza)          İstatistikler

     

     

     

    Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

    Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

    Copyright 2010 BETA