kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

11. Hukuk Dairesi 2002/4345 E., 2002/8308 K.

KOOPERATİF

İçtihat Metni

T.C.
YARGITAY
ONBİRİNCİ HUKUK DAİRESİ
ESAS KARAR
2002/4345 2002/8308

YARGITAY KARARI

MAHKEMESİ :Ankara Asliye 8. Ticaret Mahkemesi
GÜNÜ :26.12.2001
SAYISI :2000/1020-2001/827


Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 8. Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.12.2001 tarih ve 2000/1020-2001/827 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı kooperatif üyesi olan müvekkilinin anasözleşmenin 14/4. bendinde yazılı ihraç nedenine dayanılarak yönetimce ihracına karar verildiğini, oysa, madde koşullarının oluşmadığını ileri sürerek, kararın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, anasözleşmenin 14/4. bendinde yazılı ihraç koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davalı kooperatif üyeliğinden ihraca ilişkin yönetim kurulu kararının iptali istemine ilişkindir.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 16/3. ve davalı kooperatifin dosya mevcut anasözleşmesinin 14/2. madde ve fıkra hükümlerinde, yönetim kurulunun ihraç kararına karşı genel kurula itiraz edildiği takdirde, yönetim kurulunun kararı aleyhine itiraz davası açılamayacağı öngörülmüş.
Süresi içinde 18.12.2000 tarihinde bu dava açılmış olup, davacı genel kurula itiraz yoluna başvurmamıştır. Zira, Yönetim Kurul haklarında ihraç kararı alınan ortakların durumunun görüşülmesini kendiliğinden gündeme almış olup, 21.1.2001 tarihli genel kurulun 5. maddesinde de bu konu görüşülmüş ve davacı hakkındaki ihraç kararı onaylanmıştır.
Davacının hukuki durumunun, yukarıda belirtilen yasa ana sözleşme hükümlerindeki düzenlemeye uymadığı açıktır. Ne var ki, ortada ihracı onaylayan bir genel kurul kararı da bulunmaktadır. Dava, genel kurul kararından önce açılmış olmakta, artık davanın genel kurul kararının iptali davası olarak ele alınıp, bu çerçevede sonuçlandırılması zorunluluğu bulunmaktadır. Aksi halde, süresi içinde dava açan ve genel kurula itiraz hakkını kullanmak istemeyen davacının durumu haksız yere ağırlaşmış olacaktır.
Davalı vekili, genel kurul kararını delilleri arasında sunduğu, ayrıca yanıt dilekçesinde ve rapora itirazında da bu konudaki soruna değindiği halde, mahkemece bu nokta üzerinde durulmamış ve bir tartışma ve gerekçe de ortaya konmamıştır.

O halde, mahkemece, işbu davanın, genel kurul kararının iptaline karşı açılmış bir dava olarak ele alınıp, bu çerçevede sonuçlandırılması gerekirken, davanın açıldığı şekliyle değerlendirilip, buna göre yazılı şekilde hüküm tesisi, doğru olmamıştır.
2- Yukarıda açıklanan bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.09.2002 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA