kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

16. Hukuk Dairesi 2002/4178 E., 2002/4125 K.

DAVALARIN BİRLEŞTİRİLMESİ

DEĞİŞEBİLİR SINIRLI TAPU KAYDI

TAPU KAPSAMININ BELİRLENMESİ

İçtihat Metni

T.C.
Y A R G I T A Y
16. Hukuk Dairesi
Sayı:
Esas 2002 Karar
4178 4125
YARGITAY İLAMI

Mahkemesi :Ç Kadastro Mahkemesi
Tarihi :10.10.2000
Nosu :1994/45-15
Davacı :M.Dursun vs.
Davalı :Hazine vs.

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında Ç İlçesi Karaşeyh Köyü çalışma alanında değişik adalarda toplam 350 adet taşınmaz Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malikhaneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı tarafından davalılar aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tapu iptali ve tescil davası davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsellere ait tutanaklar ile dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli parsellerin davacılar adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı M.Dursun ve arkadaşları tarafından 5.10.1989 tarihli dava dilekçesi ile Hazine aleyhine 4753 sayılı Kanun uyarınca Hazine adına oluşturulan tapu kayıtlarının iptal ve adlarına tescili için dava açılmıştır.
1-Dava dilekçesinde iptali istenen tapuların tarih ve numaraları açıkça belirtilmemiştir. Öncelikle davacılara iptal istemine konu olan Hazine tapularının tarih ve numaralarının açıklattırılması gerekir.
2-Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tapu iptal ve tescil davası Mahkemenin 1989/77 esasına kaydedilmiş ve davaya konu parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle 22.12.1993 gün 1993/96 sayılı kararla dava dosyası Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
Kadastro tespitlerinden önce Asliye Hukuk Mahkemesine mülkiyet ile ilgili tapu iptal ve tescil davası açıldığına göre dava kapsamına giren taşınmazlarla ilgili olarak geometrik ve hukuki durumu belirlemek yetki ve görevi 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 5, 27 ve 30. maddeleri gereğince Kadastro hakimine ait bulunmaktadır. Bu durumda Mahkemece yapılacak iş; Asliye Hukuk Mahkemesinden aktarılan dava dosyası ile davaya konu olan tüm parsellerin tutanaklarının asılları bulunduğu yerden getirilerek birleştirilmeli, Kadastro Kanunu’nun 27/3. maddesi uyarınca askı ilanlarını yaptırmak suretiyle işin esası hakkında yargılama yapmaktır. Asliye Hukuk Mahkemesinden aktarılan dava kapsamına giren tüm parsellerle ilgili davaların birleştirilerek görülmesi zorunludur. Öte yandan, bu parsellerle ilgili olarak Kadastro Mahkemesine doğrudan açılan davaların da birleştirilmesi gereklidir. Mahkemece davaların ayrı ayrı görülmesi doğru değildir.
3-Hazine adına oluşturulan tapu kayıtları 4753 sayılı Kanun uyarınca oluşturulduğuna göre tapu kayıtlarının dayanağını oluşturan belirtmelik ve haritalar getirtilmemiş, bunların mahalline uygulanması gerektiği düşünülmemiştir.
4-Davacılar tapu kayıtlarına dayanmışlardır. Dayandıkları tapu kayıtlarının hangi parsellere ait olduklarını bildirmek ve kanıtlamak zorundadırlar. Öncelikle davacılara kayıtların kapsamına girdiğini iddia ettikleri parselleri açıklamak üzere önel verilmeli ve değerlendirmeler buna göre yapılmalıdır.
5-Davacıların dayandıkları tapu kayıtlarının kadastro sırasında revizyon görüp görmediği sorulmamış, revizyon görmüş ise hangi parsellere revizyon gördüğü Kadastro ve Tapu Sicil Müdürlüklerinden sorularak belirlenmemiştir. Davacıların dayandıkları tapu kayıtları ayrı ayrı ve usulen mahalline uygulanmamış, kayıtların kapsadığı alanlar kesin olarak belirlenmemiştir. Kayıtlar uygulanırken 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 20. maddesi uyarınca sabit sınırlı kayıtların kapsamının sınırlarına, değişebilir sınırlı kayıtların kapsamlarının ise yüzölçümlerine değer verilerek saptanması gerektiği düşünülmemiştir.
6-Mahkemece yapılan uygulama sonucunda kesin olarak tapu kapsamında kaldığı sabit olmayan parseller yönünden 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 46/1 ve 2. maddeleri uyarınca şartların gerçekleşmesi halinde anılan Kanun’un 14. maddesi uyarınca zilyetleri adına tescili mümkündür. Ancak; bu hükmün uygulanabilmesi için miktar sınırlamasının gözetilmesi de zorunludur.
Açıklanan şekilde işlem yapılarak ve deliller toplanarak keşif yapılmalı, her bir parselin durumu ayrı ayrı değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetsiz bulunduğundan temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 7.5.2002 gününde oybirliğiyle karar verildi.




 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA