kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

18. Hukuk Dairesi 2002/4395 E., 2002/6704 K.

EVLADA MEŞRUT ŞERHİNİN NİTELİĞİ VE SONA ERMESİ

İçtihat Metni

T.C
Y A R G I T A Y
18.HUKUK DAİRESİ

E.2002/4395
K.2002/6704



Dava dilekçesinde, dava konusu Samsun Kılıçdede Mahallesinde kain 86 ada 11 parsel sayılı taşınmazın 44/75 payının mazbut “Şahir Elhaç Ali Ağa İbni Mehmet” vakfı, 31/75 payının da Vakıflar Genel Müdürlüğü adına tapuda kayıtlı olduğu, 44/75 pay üzerinde “evlada meşrut” şerhi bulunduğu, bahçeli ahşap ev niteliğindeki bu eski yapının kendiliğinden yıkılması nedeniyle buraya Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından kat karşılığı inşaat yaptırıldığı, belirtilen şerh sebebiyle tapuda cins tashihi ve kat irtifakı tesisinin mümkün olmadığı ve vakıf evladının galleye müstehak olduğunu kanıtlayarak her zaman vakıf gelirinden pay almasının mümkün bulunduğu ileri sürülerek tapu sicilindeki “evlada meşrut” şerhinin terkinine karar verilmesi istenilmiştir
Davalı idare ve müdahiller savunmalarında, davaya konu taşınmazda 44/75 payın anılan vakıf adına tapuya tesciline ve “evlada meşrut” şerhinin de tapu siciline şerh edilmesine dair kesinleşmiş mahkeme kararları bulunduğunu ve ayrıca vakıf idaresi tarafından evladın munkarız olduğunun kanıtlanması gerektiğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Mahkemece davanın reddine dair verilen karar, Dairemizin 29.6.2000 tarih ve 2000/6044-8058 sayılı ilamı ile “kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile yükleniciye bırakılan bağımsız bölümler dışında kalan mesken niteliğindeki bir bağımsız bölüm üzerinde “evlada meşrut” şerhinin devamının sağlanması amacıyla, eski binanın özelliklerinin tesbiti ile bilirkişinin bu özellikleri dikkate alarak belirleyeceği uygun bir bağımsız bölüm üzerinde kat irtifakı yada kat mülkiyetine geçiş sırasında “evlada meşrut” şerhi verilmesi ve taşınmazın 44/75 payı üzerindeki “evlada meşrut” şerhinin kaldırılmasına karar verilmesi” gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda bilirkişi incelemesi yapılarak dava konusu 11 parsel sayılı taşınmazda anılan vakfa ait 44/75 pay üzerindeki “evlada meşrut” şerhinin terkinine karar verilmiştir
Mahkemece bozmaya uyulmuş ancak bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir.
Şöyle ki;
Dosya kapsamından anlaşıldığı gibi davacı Vakıflar Genel Müdürlüğü ile yüklenici müdahil arasında yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesinde, dava konusu taşınmaz üzerine ikisi dükkan, 10’u mesken olmak üzere 12 bağımsız bölümden oluşan bir bina yapılması ve bunlardan 5 mesken ile 1 dükkanın Vakıflar Genel Müdürlüğüne, diğer bağımsız bölümlerinde yükleniciye bırakılması kararlaştırılmıştır.
Bilirkişi raporunda, bozma ilamında açıkça belirtilmesine karşın ahşap ve iki katlı eski ahşap evin değeri ile yeni yapılan binada zemin kat üzeri 1. katta ve Irmak Caddesi tarafındaki bir meskenin değerinin saptanması ile yetinilmiş, üzerine şerh konulması gereken bağımsız bölüm açık ve kesin bir şekilde belirlenmemiştir.
Bu haliyle bilirkişi raporu eksik ve yetersiz olup hüküm kurmaya elverişli nitelikte değildir.
Öte yandan, bir kısım müdahiller dava konusu taşınmazdan Samsun 3 İcra Müdürlüğünün 974/1318 sayılı dosyası ile icraen tahliye edilmişler ve bu tarih itibariyle de taşınmazda tüm tasarruf hakları davacı idareye intikal etmiştir. Sözü edilen önceki ahşap ev davacı vakıf idaresinin hüküm ve tasarrufu altında iken bir süre personel lojmanı olarak kullanıldıktan sonra terk edilip bakım ve onarımı yapılmadığı gibi vakıf evladına da bakım imkanı tanınmamış, böylelikle harap olan bu evin yerine kat karşılığı bina yaptırılmış ve fakat vakıf evlatlarının intifaına (süknasına) izin verilmemiştir.
Taşınmazda “evlada meşrut” şerhi ile sahip olunan hak, intifa (sükna) hakkıdır. 743 sayılı Medeni Kanunun 720/1. maddesinde, “intifa hakkının üzerinde tesis olunduğu şeyin büsbütün ziyaıyla...” sâkıt olacağı hükme bağlanmıştır. Belirtilen hükmün uygulanabilmesi, intifa hakkı sahibinin tasarrufu altında iken taşınmazın zayi olması durumunda mümkündür. Yukarıda açıklandığı üzere, sükna hakkını kullanmaktan men edilen ve bu hakka konu evin bakım ve onarımını yaparak ayakta bırakma imkanı elinden alınan vakıf evladının sükna hakkı, başkaları tarafından bakımsızlığa terk edilen binanın ziyaı nedeniyle sona ermez.
Bu bakımdan, taşınmazın ziyaında davalı vakıf evlatlarının herhangi bir sorumlulukları ve kusurları bulunmadığından, vakıf evlatlarının intifa (Sükna) haklarını tamamen ortadan kaldıracak şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Bundan ayrı bozma kararına uyulmakla yeni yapılan binada, mesken nitelikli bağımsız bölümlerin birisi üzerinde “evlada meşrut” şerhi konulması, vakıf evladı yönünden usuli kazanılmış hak oluşmuş olup, mahkemece bu husus gözetilmemiştir.
Açıklanan nedenlerle bozma ilamı çerçevesinde bilirkişiden alınacak ek raporla üzerine şerh konulması gereken bağımsız bölüm açık ve kesin bir biçimde saptanarak bozma doğrultusunda hüküm kurulması gerekirken önceki şerhin terkinine karar verilmekle yetinilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK’nun 428 nci maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı yararına takdir edilen 250.000.000 TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden müdahil’e iadesine, 11.6.2002 gününde oybirliğiyle karar verildi.

 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA