kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

9. Hukuk Dairesi 2002/3723 E., 2002/2895 K.

ANAVATAN PARTİSİ

PARTİDE ÇALIŞMA

SİYASİ PARTİ İL ÖRGÜTÜNÜN DÜZENLENMESİ

SİYASİ PARTİDE ÇALIŞMA

İçtihat Metni

T.C
Y A R G I T A Y
9.HUKUK DAİRESİ



E. 2002/3723
K. 2002/2895
T. 19.02.2002

YARGITAY KARARI

Davacı, davalı siyasi parti tüzel kişiliğine ait Ankara İl Başkanlığı’nda çalışırken, hizmet aktinin feshedildiğini belirterek ihbar ve kıdem tazminatları ile bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Mahkemece, davacının siyasi parti genel merkezinin personeli olmadığı, işçi statüsünde işe alınmadığı, davalıya husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle dava husumetten reddedilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgeler ve özellikle sigorta işe giriş bildirgesine göre davacının çalıştığı işyerinin ünvanı Anavatan Partisi Ankara İl Başkanlığı’dır. Siyasi Partiler Kanunu’nun 71/1. maddesine göre “siyasi partilerin yapacakları giderler, sözleşmeler ve girişecekleri yükümlülükler: genel merkezde parti tüzel kişiliği adına, illerde İl Yönetim Kurulu adına ve İlçelerde İlçe Yönetim Kurulu adına yetkili kılınan kişi veya kurulca yapılır”. Aynı maddenin 2. fıkrasına göre ise, “siyasi partilerin il ve ilçelerdeki teşkilat kademeleri tarafından parti tüzel kişiliği adına sözleşme yapılması ve yükümlülük altına girilmesine ilişkin esaslar merkez karar ve yönetim kurulunca tesbit olunur. Bu esaslara aykırı yahut siyasi partilerin tüzüklerine göre merkez karar ve yönetim kurulunca önceden yazılı yetki verilmediği veya sonradan bir kararla onaylanmadığı takdirde, partinin teşkilat kademelerinin yaptıkları sözleşme ve giriştikleri yükümlülüklerden dolayı, parti tüzel kişiliği hiçbir suretle sorumlu tutulamaz.
Bu takdirde sorumluluk sözleşmeyi yapan veya yükümlülük altına giren kişi yada kişilere ait olur. Bu yasal düzenleme karşısında, davacının işe alındığı tarihte sözleşmeyi yapan ve işe giriş bildirgesini tanzim eden kişi yada kurulun parti adına yetkili olup olmadığı, bu konuda parti tüzel kişiliği merkez karar ve yönetim kurulu kararı alınıp alınmadığı ya da sözleşme yapıldıktan sonra bu sözleşmenin merkez karar ve yönetim kurulu kararı ile onaylanıp onaylanmadığı önem kazanmaktadır. Mahkemece bu hususlar araştırılmadan, eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.2.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.

 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA