kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

19. Hukuk Dairesi 2002/3964 E., 2003/6724 K.

İTİRAZIN İPTALİ

KEFİLİN SORUMLULUĞU

KREDİ SÖZLEŞMESİ

İçtihat Metni

T.C.
Y A R G I T A Y
19.HUKUK DAİRESİ
B A Ş K A N L I Ğ I

Esas Karar
2002-3964 2003-6724
Y A R G I T A Y İ L A M I
Mahkemesi :Bandırma 2.Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarihi :21.11.2001
Nosu :397.502
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Dava, dava dışı U... Gıda İnşaat Turizm Ltd.Şti. ile imzalanan Genel Kredi Sözleşmesini müşterek borçlu, müteselsil kefil olarak imzalayan davalı hakında başlatılan icra takibine yapılan itirazın, iptali istemine ilişkindir.
Davalı vekili, 14.7.1998 tarihinde dava dışı U... Gıda İnşaat Turizm Ltd.Şti.nin kredi sözleşmesindeki kefaletinden rücu ettiğini belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davalı kefaletten rücu ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalının, müteselsil kefil olarak imza koyduğu kredi sözleşmesine ekli kefalet şerhinin 2. ve 3.maddesinde belirlendiği üzere, B.K.nun 493 ve 494.maddelerinde kefile tanınan haklardan feragat ettiği anlaşılmaktadır.
B.K.nun 493 ve 494 maddeleri emredici nitelikte bulunmadığından, kefilin anılan yasa hükümleri ile kendisine tanınan haklardan başlangıçta vazgeçmesi olanaklıdır. Süresiz kefalette kefilin B.K.nun 494.maddesindeki haklardan başlangıçta feragati, onu borçlu ile birlikte sözleşme devam ettiği sürece yükümlülük altına sokar.
Davacı banka ile kredi borçlusu arasındaki kredi ilişkisinin henüz tamamen sona ermediği hallerde, sözleşmede belirtilen limitle sınırlı olmak kaydıyla borca kefalet etmiş ve B.K’nun 493-494 maddesinde yer alan haklardan feragat etmiş bulunan kefil bu sözleşmeden doğan borçtan kefalet limiti ve temerrüdünün sonuçlarıyla sorumludur.
Mahkemece yukarıda açıklanan hususlar gözetilmeksizin davalı kefilin B.K.nun 494.maddesinde tanınan haklardan feragatının söz konusu olamayacağı ve kefillikten rücu ettiği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.6.2003 gününde oybirliğiyle karar verildi.

 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA