kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

5. Hukuk Dairesi 1996/13828 E., 1996/14754 K.

BEDEL İNDİRİLMESİ DAVASI

KAMULAŞTIRMADAN ARTA KALAN KISIMLAR

KIYMET TAKDİR KOMİSYONUNCA BİÇİLEN DEĞER

MUNZAM ZARAR

TEMERRÜT FAİZİ

İçtihat Metni

T.C.
Y A R G I T A Y
Beşinci Hukuk Dairesi

E. 1996/13828
K. 1996/14754
T. 22.10.1996



ÖZET : 1- Taraflar arasındaki yol fazlası taşınmazın, bedeli mukabilinde
davacıya devri ve fazla alınan bedelin indirilmesi davasında, belediye
encümeninin, Kamulaştırma Kanununa göre kıymet takdir komisyonunca biçilen
değeri değiştirme yetkisi yoktur. Ayrıca, davalı İdare tarafından da bedele
itiraz davası açılmamıştır. Bu sebeple, kıymet takdir komisyonunca biçilen
değerden fazlasının geri verilmesi gerekirken lüzum olmadan bilirkişi
incelemesi yaptırılması ve (B) raporunda biçilen değerden fazlasının iadesine
karar verilmesi,

2- Davacı, davalı belediyece haksız olarak istenilen fazla bedeli ödemek için,
repodaki parasını çektiğini ve bu şekilde zararının temerrüt faizi ile
karşılamadığını iddia ederek, ayrıca munzam zarar isteminde bulunduğuna göre,
bu husus tartışılmadan sadece 30 temerrüt faizine hükmedilmesi, doğru
değildir.

(2942 s. Kamulaştırma K. m. 11) (3194 s. İmar K. m. 17, 18) (818 s. BK. m.
103, 105)

Taraflar arasındaki yol fazlası taşınmazın, bedeli mukabilinde davacıya devri
ve fazla alınan bedelinin indirilmesi davasının, kısmen kabulüne dair verilen
hükmün Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekillerince verilen dilekçelerle
istenilmiş, davacı vekilince de temyiz dilekçesinde duruşma isteminde
bulunmuş olmakla; dosyadaki kağıtlar okunup iş anlaşıldıktan sonra, gereği
görüşülüp düşünüldü:

Dava, yol fazlası olup bedeli mukabilinde bitişik parsel maliki davacıya
devredilen taşınmaz için fazla alınan bedelin istirdatı istemine ilişkindir.

Davalı İdarenin temyiz itirazları yerinde değildir.

Davacı vekilinin temyizine gelince:

İmar Kanununun 17. maddesi uyarınca belediyeler, müstakil inşaata elverişli
olmayan parçalara bitişiğindeki arsa veya bina sahibine bedel takdiri
suretiyle satmaya yetkilidir.

Davaya konu teşkil eden 62 m2’lik yol fazlasının, bitişik parsel malikine
devri konusunda taraflar anlaşmışlar ve İmar Kanununun sözü edilen maddesinin
son fıkrası uyarınca, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun hükümlerine uygun
olarak bedel takdiri de yapılmıştır. Bu fıkra uyarınca bedel takdiri ve buna
karşı itirazlar 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümlerine göre yapılması
gerekirken, belediye encümeninin kararıyla taşınmazın değeri arttırılmış,
davacı da itiraz hakkını saklı tutarak, encümence kararlaştırılan bedeli
ödemek suretiyle taşınmazın kendine devrini sağlamıştır.

Mahkemece, taşınmaz mal değerinin tespiti için bilirkişi incelemesi
yaptırılmış ve tespit edilen değerden fazlası için alınan bedelin iadesine
karar verilmiştir.

1- Yukarıda açıklandığı üzere, belediye encümeninin Kamulaştırma Kanunu
hükümlerine göre kıymet takdir komisyonunca biçilen değeri değiştirme yetkisi
bulunmadığından ve davalı İdare tarafından da bedele itiraz davası
açılmadığından, kıymet takdir komisyonunca biçilen değerden fazlasının geri
verilmesine karar vermek gerekirken, lüzum olmadan bilirkişi incelemesi
yaptırılması ve bilirkişi raporunda biçilen değerden fazlasına iadesine karar
verilmesi,

2- Borçlar Kanununun 105. maddesi uyarınca, alacaklının ducar olduğu zarar,
geçmiş günler faizinden fazla olduğu surette, borçlu kendisine hiçbir kusur
isnat edilemiyeceğini ispat etmedikçe, bu zararı dahi tazmin ile mükelleftir.

Davacı belediye tarafından haksız olarak istenilen fazla bedeli ödemek için,
repodaki parasını çektiğini ve bu şekilde zararının temerrüt faizi ile
karşılanmasının mümkün olmadığını iddia ederek ayrıca munzam zarar talebinde
bulunduğu ve bu hususta Dışbank yazısını ibraz ettiğine göre, bu husus
tartışılmadan sadece 30 temerrüt faizine hükmetmekle yetinilmesi,

Doğru görülmemiştir.

Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden, hükmün açıklanan
nedenlerle HUMK.nun 428. maddesi gereğince (BOZULMASINA), temyiz eden davacı
vekili yararına “temyiz dilekçesinin verildiği günde yürürlükte bulunan
Avukatlık Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 6.000.000.- lira vekalet
ücretinin karşı tarafa yükletilmesine ve peşin alınan temyiz harcının
istenildiğinde davacıya geri verilmesine, 22.10.1996 gününde oybirliğiyle
karar verildi.

 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA