kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

11. Hukuk Dairesi 2002/3389 E., 2002/6071 K.

AYIRDEDİCİLİK VE YENİLİK UNSURLARI

MARKA HAKLARINA TECAVÜZÜN ÖNLENMESİ

İçtihat Metni

T.C.
YARGITAY
ONBİRİNCİ HUKUK DAİRESİ
ESAS KARAR
2002/3389 2002/6071
YARGITAY KARARI

MAHKEMESİ : Amasya Asliye 1.Hukuk Mahkemesi
GÜNÜ : 16.11.2001
SAYISI : 2000/61 - 2001/338
Taraflar arasında görülen davada Amasya Asliye 1.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.11.2001 tarih ve 2000/61 - 2001/338 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 11.06.2002 günde davacı avukatı ile davalı avukatı gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dekoratif mobilya profilleri tasarım ve üretimi yapan müvekkilinin 22.04.1999 tarihli Endüstriyel Tasarım Tescil Belgesi ile dokuz adet tasarım için tescil belgesi aldığını, müvekkiline ait çoklu tasarımın 1, 6, 7, 9 ncu sayfalarında yer alan tasarımların davalı ürünlerinde taklit edildiğini, bu hususun Endüstriyel Tasarım haklarına tecavüz olduğunun tespit ve önlenmesine, taklit ürün ve üretimde kullanılan araçların imhasına, ilana karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafından her nasılsa Endüstriyel Tasarım Tescili sağlanan tasarımlarda yenilik ve ayırdedicilik vasıflarının bulunmadığını, Avrupa ülkelerinde ve ülkemizde yıllardır bu şekilde üretimlerin mevcut olduğunu belirterek, asıl davanın reddine, karşılık davada da, davalının 6287 nolu Endüstriyel Tasarım Tescilinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia ve savunmaya, toplanan delillere, bilirkişi raporlarına nazaran, davacı-karşılık davalının çoklu tasarım tescilinin 1 nci sayfasında yer alan K2501 kod nolu ürün ile, 7 nci sayfasında yer alan 2203 kod nolu ürün ile ilgili tasarımların daha önceden kamuya sunulmuş olup, yenilik ve ayırdedicilik vasıflarının bulunmadığı, buna karşılık, yenilik ve ayırdedicilik vasıfları bulunan, bu haliyle tescilinde bir usulsüzlük bulunmayan çoklu tasarımın 6 ve 9 ncu sıralarında yer alan tasarımlarına davalının tecavüz ettiği gerekçesi ile, asıl davanın kısmen kabulüne, davalı-karşılık davacının çoklu tasarımın 6 ve 9 ncu sıralarında yer alan tasarımlara tecavüzünün önlenmesine, taklit ürünler ve üretimde kullanılan aletlere el konulup imhasına, karşılık davanın da kısmen kabulüne, karşılık davalının çoklu tasarımındaki 1 ve 7 nci sayfalarda yer alan tescillerin hükümsüzlüğüne, silinmesine, ilana karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dava, 554 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine dayalı olarak açılmış marka haklarına tecavüzün önlenmesine ilişkin olup, mahkemece bu çerçevede inceleme ve değerlendirme yapılmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davacı- karşılık davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir
2-Ancak, yukarıda da belirtildiği gibi, asıl davada endüstriyel tasarım tesciline tecavüzün önlenmesi talep ve dava edilmiş, karşılık davada ise, ayırdedicilik ve yenilik unsurları bulunmadığı belirtilerek, çoklu endüstriyel tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğüne karar verilmesi istenilmiştir. Her ne kadar mahkemece, asıl ve karşılık davaların kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporlarının uyuşmazlığın çözümüne ışık tutacak şekilde doyurucu ve tarafların itirazlarını karşılar şekilde olduğundan söz etmeğe imkan yoktur. Böyle bir dava ve karşılık dava karşısında öncelikle, karşılık davada ileri sürülen hükümsüzlük iddia ve talebi üzerinde durulması ve varılacak sonuca göre asıl davadaki iddia ve delillerin üzerinde durulması zorunludur. İlk bilirkişiler kurulu, karşılık davadaki iddiaları doğrular şekilde rapor vermiş olup, ikinci bilirkişi kurulu ise, sadece haksız rekabet hükümleri ile sınırlı inceleme yapmıştır. Bu durumda, ilk bilirkişi raporu ile son bilirkişi raporu arasındaki kısmi aykırılığın giderilmesi, taraf itirazlarının karşılanması zorunludur. O halde mahkemece, davacının endüstriyel tasarım tescil belgesi ile birlikte fiilen üretim yaptığı numunelerin ve yine davalı-karşı davacı üretimleri ile şayet mümkün ise, daha önce yurt içi ve yurt dışında benzeri olduğu ileri sürülen ürün örneklerinin getirtildikten sonra, davalı- karşılık davacının sunduğu katalok ve broşürler ve diğer taraf delilleri ile birlikte tarafların iddia ve itirazlarını karşılayacak şekilde, işin özelliği de dikkate alınarak, talimat yolu ile ODTÜ Endüstri Mühendisliği’nden seçilecek iki akademisyen ve bu alanda uzman bir hukukçudan oluşturulacak bilirkişi kurulundan rapor alınması ve elde edilecek sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, işin teknik ve uzmanlık gerektiren yönü dikkate alınmadan kısmi aykırılık taşıyan raporlara rağmen yazılı şekilde hüküm tesisi doğru oymamıştır.
3- Kabul şekline göre de, sırf dava konusu ürünlerin üretimine mahsus alet ve makinelere el konulup imhasına karar vermek gerekirken, gerektiğinde çok amaçlı dahi kullanılmaları mümkün alet ve makinelerin dahi infazda tereddüt yaratacak şekilde imhasına karar verilmesi doğru olmadığı gibi , hükümsüzlüğüne karar verilen tasarımlara benzer davalı-karşılık davacı ürünlerinin dahi imhasına karar verilesi ve yine, karşılık davada, davacı-karşılık davalının çoklu tasarımındaki 9 adet tasarımın da hükümsüzlüğü talep ve dava edildiği halde, 2, 3, 4, 5, 8 numaralı tasarımlar yönünden bir irdeleme ve inceleme yapılmaması da isabetsiz olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle davacı-karşılık davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, kararın, (3) nolu bentte yazılı nedenlerle davalı-karşılık davacı, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle taraflar yararına BOZULMASINA, taktir edilen 250.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin her bir taraftan alınarak yekdiğer tarafa verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.06.2002 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA