kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

8. Hukuk Dairesi 2002/3360 E., 2002/5319 K.

MERA

İçtihat Metni

T.C
Y A R G I T A Y
8.Hukuk Dairesi
Sayı
Esas-2002-3360
Karar-2002-5319
Tarih:02.07.2002




YARGITAY KARARI

Davacı, 150 ada 9 parselin tapu kaydının iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık konusu parsele ait kadastro tutanağında, dava dışı aynı ada 5 parselle birlikte 1936 tarih ve 115 tahrir numaralı hali sınırını içeren vergi kaydının kapsamında kaldığı, sınırında eylemli olarak mer’a bulunduğu ve hali sınır mer’a olarak değerlendirilmesi gerektiği açıklanarak, 27.07.1995 tarihinde tarla niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, tesbitten önceki kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanarak, iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Mahkemece, taşınmazın sınırında yer alan eylemli mer’adan elde edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Taşınmazın bulunduğu yerde, 06.10.1973 tarihinde 1757 sayılı Toprak ve Tarım Reformu Kanunu hükümleri uyarınca; 40 nolu Toprak Komisyonunca uygulama yapılmış, dava konusu taşınmaz 171 belirtmelik parsel numarasıyla, davacının miras bırakanı H...’nin işgalinde bulunduğu ve yukarıda tarih ve sayılı yazılı vergi kaydının kapsamında kaldığı belirtilmiştir. Bu durumda, dava konusu taşınmazın öncesi itibariyle mer’a olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Davacı adına tespit edilen 150 ada, 5 parsel 1936 tarih, 115 tahrir numaralı vergi kaydına dayanılarak tespit edilmiştir. Davacının miras bırakanı adına kayıtlı bulunan vergi kaydının sınırları batak, ark, hali ve Mehmet Özdemir olarak belirtilmiştir. Batak ve hali sınırları kural olarak değişmeye ve genişletmeye elverişli sınırlardan sayılır. Bu tür kayıtlar miktarı ile geçerlidir. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20. maddesi hükmüne göre; koşulları mevcut olduğu takdirde, miktar fazlasının kazanılması mümkün olabilir. Kadastroca dava konusu taşınmazın doğusunda yer alan 8 ve batısında yer alan 7 parsel, köy orta malı mera olarak sınırlandırılan yerlerdir. 1973 yılında 40 nolu Toprak Komisyonunca yapılan çalışmalar sırasında da 7 ve 8 parsellerin mera olduğu açıklanmak suretiyle belirtmelikler düzenlenmiştir. Bu eylemli durum karşısında, davacının miras bırakanı Hacı Torun adına yazılı bulunan 1936 tarih, 115 numaralı vergi kaydındaki hali sınırın mer’a anlamında kullanıldığı, dava konusu taşınmazın da mer’adan elde edildiğinin kabulü gerekir. Mahkemece, bu gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olmasında kanuna aykırı bir yön bulunmamaktadır. Ayrıca, gerekçe kısmında dava konusu parselin komisyonca belirlenen 173 belirtmelik numaralı parselin kapsamında kaldığı benimsenmiş ise de, az önce de açıklandığı üzere, bu yerin 171 parsel numarasıyla belirtilmiş olması karşısında mahkemenin bu yöne ilişen gerekçesi yerinde bulunmamakta ise de taşınmazın niteliğine ilişkin gerekçe dosya içeriğine uygun düşmektedir.
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, usul ve Kanununa uygun bulunan hükmün ONANMASINA, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 97.500.000 TL avukatlık ücretinin, davacıdan alınarak, Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan Hazineye verilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 3.240.000.-lira peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 1.720.000.-liranın temyiz edenden alınmasına 02.07.2002 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA