kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

10. Hukuk Dairesi 2002/3267 E., 2003/485 K.

ARAÇ MALİKİNİN SORUMLULUĞU

HATIR TAŞIMASI

KURUM ZARARININ RÜCUAN ÖDENMESİ

İçtihat Metni

T.C.
YARGITAY
10.Hukuk Dairesi

Esas Karar
2002/3267 2003/485

Y A R G I T A Y İ L A M I

Mahkemesi :Ilgaz Asliye Hukuk Hakimliği(İş)
Tarihi :12.12.2001
No :85-142


Davacı, trafik kazasında ölen sigortalının hak sahiplerine yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.

Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır.

Hükmün, davalılardan Hanife ve dahili davalı Arzu tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Suna tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

Dosyadaki bilgi ve belgelerden, trafik kayıtlarında davalı Hüseyin Kahraman adına tescilli olup, noter senediyle diğer davalı Arzu’ya satıldığı anlaşılan 34 ... 23 plaka nolu “hususi otomobil”in olay öncesi, Arzu tarafından sürücü ehliyetine sahip bulunan Hüseyin isimli şahsa “Emanet” olarak verildiği iddia edilmektedir.

Bu davada ise, araç sürücüsü Hüseyin’in tam kusurlu davranışıyla sebep olduğu kazada, kendisiyle birlikte otomobilde bulunan Bağ-Kur sigortalısı Halil’in de vefat etmesine dayalı olarak, davacı Kurumca hak sahiplerine yapılan masraf, yardım ve bağlanan peşin değerli gelirlerin davalılardan rücuan tazmini istenmekte olup davanın yasal dayanağı 1479 sayılı Yasanın 63. maddesidir.
Bilindiği üzere 13 Kasım 2002 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 27.03.2002 Tarih 2001/343 Esas ve 2002/41 sayılı Anayasa Mahkemesi kararı ile 1479 sayılı Yasanın 63 maddesinin son fıkrasında yer alan “Araç sahiplerine” ibaresinin “İPTAL” edilmesi karşısında artık olayda kusuru bulunmayan araç sahibine rücu olanağı kalmamış ise de, Kurumun anılan yasa maddesindeki “diğer sorumlulara” rücu hakkı mevcut bulunduğu gözetildiğinde; uyuşmazlığın 2918 sayılı Yasa’da yer alan “Araç işletenin sorumluluğu” ilkeleri irdelenerek çözümlenmesi gereği açıktır.

Bu bağlamda 2918 sayılı Yasanın 3. maddesindeki işleten sıfatına ilişkin şekli ile maddi (kıstaslar) ölçüler gözetilerek, araç sahibinin, aynı zamanda araç işleticisi olması halinde, sorumluluğunun varlığının kabul edilmesi gerekir ise de; mülkiyeti muhafaza kaydı ile satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralanması Lising sözleşmesi veya ariyet veya rehin edilmesi gibi durumlarda, kiracı, ariyet veya rehin olan kişilerin diğer sorumlular sıfatını haiz olduklarında kuşku yoktur.

Somut olaya gelince, özel aracını kazaya neden olan şoför Hüseyin’e “Emanet” olarak verdiğini savunan davalı Arzu’dan bu yöndeki kanıtları sorularak savunma doğrultusunda anılan davalının işleten sıfatının mevcudiyetinin tartışılması gereği vardır.Öte yandan, özel araçta seyahat eden ve şoförle aynı soyadını taşıyan Bağ-Kur sigortalısının taşınması nedeniyle davalılarca herhangibir kazanım (menfaat) elde edilip edilmediği diğer bir anlatımla eylemin “Hatır Taşımacılığı” kapsamında bulunup bulunmadığı üzerinde de durularak sonuçta Borçlar Kanununun 43 ve 44 maddeleri uyarınca “Hakkaniyet indirimi” yapılıp yapılmayacağı konusunun tartışmasız bırakılmış olması da isabetsizdir.

Açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30.01.2003 gününde oybirliğiyle karar verildi.

 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA