kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

18. Hukuk Dairesi 1996/10764 E., 1996/11105 K.

VAKFA MAL TAHSİSİ

VAKFIN TESCİLİ

İçtihat Metni


T.C.
Y A R G I T A Y
18. HUKUK DAİRESİ

ESAS KARAR
1996/10764 1996/11105

Y A R G I T A Y İ L A M I

Dava dilekçesinde vakfın tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın
reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki
bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Vakfın tesciline ilişkin istem, dayanılan hükmü belirtilmeyen Medeni
Kanunun 74. maddesi ve Tüzüğün 5. maddesinin 2. fıkrasına göre 3 aylık süre
geçtiği gerekçesi ile reddedilmiştir.
Tüzüğün 5. maddesinin 2. fıkrası, kısıtlayıcı bir hükme yer vermemiş,
bu fıkradaki 3 ay, başvurunun Vakıflar Genel Müdürlüğünce yapılabilmesi için
geçmesi gereken süre olarak belirtilmiştir. Vakıflar Genel Müdürlüğünün, bu
süre geçtikten sonra tescile başvurabileceği açıklanmıştır. Vakıfnamenin
düzenlenmesinden 3 ay süre geçmesine rağmen vakfedenin başvurmaması halinde,
Vakıflar Genel Müdürlüğü tescile başvurabilir. O nedenle vakfedenin üç aylık
süre içinde tescile başvurduğu gerekçesi ile tescilin reddi doğru değildir.
Ancak; vakıf senedinin 7. maddesinde vakfın mal varlığı başlığı
altında İsmail Hakkı tarafından vasiyet edilen 4 adet daireden söz
edilmekte ise de, İsmail Hakkı vakıf senedine göre kurucu olup,
vakıfnamenin düzenlendiği tarihte de sağdır. Bu nedenle 4 dairenin vasiyet
edildiğinden de söz edilemez. Sözü edilen 4 dairenin vakıf mal varlığına
dahil edilebilmesi için vakıf senedinde maliki tarafından bunların
vakfedildiği açıkça belirtilmesi gereklidir.
Mahkemece bu yönde tescil isteyenin beyanı alındıktan ve gerekirse
vakıfnamede gerekli tadilat yapılmak üzere ona mehil verildikten sonra diğer
şartların (özellikle parasal yönden vakfın amacını gerçekleştirmeye yeterli
varlığın mevcut olup olmadığı) var olup olmadığı incelenip hasıl olacak
sonuca göre bir karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı
şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde
olduğundan kabulü ile hükmün HUMK’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA,
temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.12.1996 gününde
oybirliğiyle karar verildi.

 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA