kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

2. Hukuk Dairesi 1996/9218 E., 1996/11359 K.

KARI KOCA MALLARI

TAZMİNAT

ZAMANAŞIMI

İçtihat Metni


T.C.
Y A R G I T A Y
2.Hukuk Dairesi

Sayı :
Esas Karar
96/9218 96/11359

Y A R G I T A Y İ L A M I

6.11.1996

Özet:Eşler arasında birinin katkısı ile diğeri adına mal alınması
sebebiyle katkıda bulunanın tazminat istemi Borçlar Kanununun 125. maddesi
uyarınca 10 yıllık zamanaşımına tabidir.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli
mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp
düşünüldü.
Dava edilen hakkın Borçlar Kanununun 61. ve müteakip maddeleri
çerçevesinde haksız iktisap kabul edilmesi için davalının iktisabının hukuki
bir sebebe dayanmamış olması gerekir.
Davacı dilekçesinde kooperatif borcunu evlilik sırasında birlikte
ödediklerini belirterek katkı payının kendisine verilmesini istemiştir. Bu
hali iddia karı koca arasında kendileri ve çocuklarına daha iyi bir gelecek
temin etmek amacı ile akti bir ilişkiye yöneliktir. Akitlerden doğan alacak
ve akte aykırı hareketler sebebi ile tazminat davaları kanunda başka bir süre
gösterilmemişse Borçlar Yasasının 125. maddesine göre 10 yıllık zamanaşımına
tabidir. Bu yön gözetilmeden taraflardan delilleri sorulup toplanmadan,
toplanan deliller çerçevesinde aktin niteliği ortaya konmadan haksız mal
edinme ile ilgili zamanaşımı kuralının uygulanması ve yazılı şekilde hüküm
kurulması doğru görülmemiştir.
SONUC: Temyiz edilen hükmün gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma
sebebine göre diğer yönlerin incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin
harcının yatırana geri verilmesine oyçokluğuyla karar verildi. 06/11/1996




MUHALEFET ŞERHİ

Evlilik içinde karı koca mallarının idaresi Medeni Kanunun babında
gösterilmiştir. Bunlar kanuni usul ve akdi usuldür. Davaya konu olayda
eşlerin akti usulü seçtiklerine dair bir iddia yoktur. Öyle ise uyuşmazlığın
kanuni usule göre çözülmesi gerekir.
Bunun yanında eşlerin de Borçlar Kanununda gösterilen aktin muhtelif
nevilerinden biri ile akti ilişkiye girmelerine yasal bir engel yoktur. Fakat
böyle bir durumda ne türlü akti ilişki kurduklarını nitelemek gerekir. Çünkü
her aktin kuruluşu, işleyişi, sonuçlanması, taşınmazlarının hak ve
yükümlülükleri değişik hükümlerle düzenlenmiştir. Böyle bir niteleme
yapılmadan genel ifadelerce karı koca arasında akti ilişkiden bahsedilemez.
Bu nedenlerle sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. Mahkeme hükmünün
onanması düşüncesindeyim.

Üye

 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA