kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

18. Hukuk Dairesi 1996/9725 E., 1996/10198 K.

GECİKME TAZMİNATINDA SORUMLULUK

İçtihat Metni


T.C.
Y A R G I T A Y
18. HUKUK DAİRESİ

ESAS KARAR
1996/9725 1996/10198

Y A R G I T A Y İ L A M I

Dava dilekçesinde tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı
taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine
gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki
bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici
sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine
göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Davalı 14.10.1992- 29.11.1994 tarihleri arasında yöneticilik yapmış
ve bilirkişi raporuna göre ödenmeyen primler Eylül 1992- Mart 1993 tarihleri
arasındaki süreye ait olduğu bunların ancak 12.9.1995 tarihinde ödendiği, bu
sebeple davalının, sözü edilen primlerin gecikme tazminatından sorumlu olduğu
kabul edilmiş ise de, yöneticilik görevi 29.11.1994 tarihinde bittiğine göre,
yeni yönetici bu tarihten itibaren bu primleri ve zamları ödeyebilecek
durumda olup, davalının 29.11.1994 ile 12.9.1995 tarihleri arasındaki tüm
primlerin gecikme tazminatından sorumlu tutulması doğru değildir.
2-Davalı yönetici sıfatıyla kapıcı sözleşmesi yapmak ve kapıcı işine
son verip yeni kapıcı almak yetkisine haiz ise bu yetkisini kullanırken,
özellikle yetkiyi kötüye kullandığı yada kendi haksız eylemi ile yada kasten
kat maliklerini zarara soktuğu kanıtlanmadıkça bunların mali sonuçlarından
şahsen sorumlu tutulamaz.
Üçüncü İş Mahkemesinin 17.11.1994 tarihli ilamı ile hüküm altına
alınan kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, izin ücreti, hafta ve genel tatil
yevmiyeleri, kapıcının yasal olarak hakettiği alacak ve tazminat kalemleri
olup, bunlardan yalnız yönetici değil, tüm kat malikleri arsa payları
oranında sorumludurlar. Yukarıda açıklandığı gibi davalının yasal vekalet
görevini kötüye kullandığı veya ihmali ile zarara sebebiyet verdiği
kanıtlanmadıkça bu konularda şahsen sorumlu tutulamaz. Mahkemece bu yönde bir
inceleme yapılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi de usul ve yasaya aykırıdır.
Kabule göre de;
Reddedilen miktar üzerinden kendini avukatla temsil eden davalı
yararına avukatlık ücretine hükmedilmemesi de doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı
şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde
olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA,
temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.11.1996 gününde
oybirliğiyle karar verildi.

 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA