kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

3. Hukuk Dairesi 1996/3896 E., 1996/6359 K.

ECRİMİSİLİN FAİZ VE MASRAFLARLA TAHSİLİ

İNTİFADAN MEN

PAYDAŞLARIN DURUMU

İçtihat Metni

T.C.
Y A R G I T A Y
Üçüncü Hukuk Dairesi

E. 1996/3896
K. 1996/6359
T. 26.5.1996



ÖZET : Ecrimisile konu edilen ev, bağ, bahçe ve tarla niteliğindeki
parsellerde tarafların paydaş olduğu, paydaşlar (kural olarak) intifadan men
edilmedikçe birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. Ancak, bağ ve bahçe gibi
doğal ürün veren veya başkalarına kiralanmak suretiyle medeni semere elde
edilen taşınmazlarda (ayrıcalıklı olarak) intifadan men koşulu aranmaz.

(743 s. MK. m. 727, 728, 740, 908)

Dava dilekçesinde, 243.000.000 lira ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte
davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece, davanın reddine dair
verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davacı vekili
tarafından istenilmekle; dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin
açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:

Ecrimisile konu edilen ev, bağ, bahçe ve tarla niteliğindeki parsellerde
taraflar paydaştırlar; paydaşlar, (kural olarak) intifadan men edilmedikçe
birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. Ancak, bağ ve bahçe gibi doğal ürün
veren veya başkalarına kiralanmak suretiyle medeni semere elde edilen
taşınmazlarda, (ayrıcalıklı olarak) intifadan men koşulu aranmaz.

İntifadan men koşulunun gerçekleştiği iddiası, yemin dahil her türlü delille
ispatlanabilirki; 1985-1994 yılları için ecrimisil istenen davada delil
olarak taraf tanıkları dinlenilmiş ve getirtilip incelenmemiş bulunmakla
beraber davacı vekilinin delil listesinde bu taşınmazlar hakkında izaleyi
şuyu davası açıldığı bildirilmiş ve dava dilekçesinde (her türlü yasal
deliller denilmek suretiyle zımnen) yemin deliline de dayanılmış
bulunmaktadır.

Keşifte ve mahkemede dinlenilen taraf tanıklarının anlatımlarına ve
davalıların cevaplarına göre; belli sürelerde sözkonusu taşınmazlardan bir
kısmının, davalılardan A tarafından bizzat işgal edildiği ve bir kısmının
ise (özellikle tarlaların) diğer davalılarca başkasına kiralandığı
belirlenmiştir.

Bu duruma göre; anılan taşınmazlardan 24 parsel sayılı ev için (davalılardan
A tarafından bizzat işgal edildiğinden) gerekli bulunmakla intifadan men
koşulunun, ecrimisil istenen sözkonusu sürede (kısmen veya tamamen)
gerçekleşmiş olması aranırsa da (eğer ortak muris tarafından dikilip
yetiştirilmişse) bağ ve bahçe nitelikli olan 392 ve 46 sayılı parseller ile
kiraya verilen 310, 381, 404, 478 ve 480 parsel sayılı tarlalar için yukarıda
açıklanan ilke uyarınca intifadan men koşulunun aranmasına gerek yoktur.

O halde; belirtilen nedenlerle, Hacıbektaş Sulh Hukuk Mahkemesine ait 1993/217
esas sayılı izaleyi şuyu dava dosyası da getirtilip incelenerek (eğer davacı
tarafından açılmış ve anılan parselleri kapsıyorsa) o dava dilekçesinin
davalılara tebliğ tarihinden itibaren intifadan men koşulunu gerçekleştirmiş
sayılacağı hususunun da gözetilip diğer delillerle birlikte
değerlendirilmesi, icabında tanıkların yeniden dinlenerek davalıların hangi
taşınmazları ne şekilde ve sürelerde bizzat veya kiraya vererek işgal ve
tasarruf ettiklerinin açık ve seçik bir biçimde belirlenmesi ve ayrıca
gerektiğinde işgal durumu ve intifadan men konularında davacı tarafa
hatırlatılıp istediği takdirde davalılara karşı yemin teklif hakkı dahi
kullandırılmak suretiyle kesin olarak saptanacak işgal sürelerine ilişkin
ecrimisil miktarlarının usulünce tesbit edilip, davacının payına düşen
bölümünün hüküm altına alınması lazım gelirken bu yönlerden eksik inceleme ve
aksine düşüncelerle yazılı olduğu gibi davanın reddine karar verilmesi doğru
değildir.

Bu itibarla, yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde
hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan
kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince (BOZULMASINA) ve Yargıtay
duruşmasında vekille temsil edilen davalı taraf için dava tarihinde
yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir
edilen 750.000 lira vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacı tarafa
verilmesine, peşin ödediği temyiz harcının istek halinde temyiz edene
iadesine, 28.5.1996 gününde oybirliğiyle karar verildi.

 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA