kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

11. Hukuk Dairesi 2001/11203 E., 2002/2777 K.

GEMİNİN ZİYAI

SİGORTA SÖZLEŞMESİ

İçtihat Metni

T.C.
YARGITAY
ONBİRİNCİ HUKUK DAİRESİ
ESAS KARAR
2001/11203 2002/2777

YARGITAY KARARI

MAHKEMESİ :Beyoğlu Asliye 2. Ticaret Mahkemesi
GÜNÜ :26.09.2001
SAYISI :2000/279-2001/560

Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 2. Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.09.2001 tarih ve 2000/279-2001/560 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 26.03.2002 günde davacı avukatı gelip davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukat dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait B... isimli geminin ekspertizce kıymet takdiri yapılarak (160.000) USD. bedel üzerinden davalı şirkete Tekne Poliçesi ile sigortalandığını, tam ziyaa uğradığı ve hasar bedeli istendiğinde davalının bu miktarı noksan olarak müvekkilin Akbank hesabına havale ettiği ve bir kısmını geri çektiği müvekkil hesabına yatırılan paranın yatırıldığı tarihteki USD değerinin (121.812) olup, eksik ödemenin 38.188 USD. olarak hesaplandığını, bu miktarın tahsili için girişilen icra takibinin davalının itirazı ile durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile, % 40 icra inkâr tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, poliçenin TL. üzerinden düzenlendiğini, USD üzerinden tazminat istenemeyeceğini, poliçenin kur ayarlamalı olup, müvekkilinin sorumluluğunun TL. olacağını ve kur farkı nedeniyle bir alacak istenmeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının muafiyet tenzilinden sonra (29.188) USD isteyebileceğinin belirlendiği gerekçesiyle itirazın (29.188) USD üzerinden iptaline, kabul edilen alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 11,3 faiz yürütülmesine, takdiren % 40 karşılığı olan (7.258.343.413) TL. icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve poliçe üzerinde “iş bu sözleşme tahtında yapılacak prim peşinat ve taksitlerinin tahsilatları ve hasar tazminatı ödemeleri döviz karşılığı TL. esası ile ödemenin yapıldığı gün için Merkez Bankası’nın
açıklamış olduğu döviz satış kuru ile hesaplanarak TL. olarak yapılacaktır” hükmü mevcut olmasına ve poliçe teminat değerinin takdir edilmiş (takseli) bulunmasına göre, poliçenin yabancı para üzerinden yapıldığının kabulü ile İİK.nun 67/2 nci maddesi uyarınca icra inkar tazminatı uygulamasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı vekilinin temyiz tüm itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; taraflar arasında düzenlenen sigorta poliçesi üzerinde (9.000) USD’lik muafiyet öngörülmüş ise de, bunun yanında, şerait “İnstutue Time Clauses Hulls 1.10.83 Total Loss Only 1.10.83” yazılı olup, sözleşmeye uluslar arası Tekne Poliçesi Klozlarının uygulanacağı kabul edilmiş olup, hukukumuzda buna engel bir durum da, yoktur. Anılan İTC. Hulls’un 12 nci maddesinde muafiyet (=Dedutible)in niteliği ve kapsamı belirlenmiş ve fakat geminin fiili veya hükmi tam zıyaı neticesinde 12 nci maddenin diğer bir deyişle, muafiyetin uygulanmayacağı belirtilmiştir.
Somut olayda, sigortalı geminin tam zayi olduğu konusu taraflar arasında tartışmasızdır. Ayrıca, davalı savunmasında, TL üzerinden tüm poliçe bedelini ödediğini belirtmiş ve herhangi bir muafiyet indiriminden sözetmemiştir. Şu halde mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmede atıf yapılan ve uluslararasında tekne poliçelerine uygulanan İTC Hulls’un muafiyete ilişkin hükümlerinin uygulanması gerekirken, aksine bir yorum getiren bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) No’lu bentte yazılı nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) No’lu bentte yazılı nedenlerle, kararın davacı yararına BOZULMASINA, 1.371.830.000.-lira temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubu ile temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 250.000.000 TL.duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 26.03.2002 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA