kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

11. Hukuk Dairesi 2001/10574 E., 2002/2316 K.

HAKSIZ REKABET

İçtihat Metni

T.C.
YARGITAY
ONBİRİNCİ HUKUK DAİRESİ
ESAS KARAR
2001/10574 2002/2316

YARGITAY KARARI


MAHKEMESİ :Kadıköy Asliye 3. Ticaret Mahkemesi
GÜNÜ :29.06.2001
SAYISI :1999/215-2001/841

Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 3. Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29.06.2001 tarih ve1999/215-2001/841 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı karşı davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 12.03.2002 günde davalı karşı davacı avukatları ile davacı karşı davalı avukatı gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, akaryakıt ana dağıtım şirketlerinden olan davalının diğer ana dağıtım firmaları ile aynı rafinerilerden aldığı petrol ürünlerini, sanki diğer firmaların pazarladığı ürünlerden farklı imiş izlenimi verecek şekilde “BP’de yakıt mükemmel çünkü katık mükemmel”sloganı ile pazarladığını, yapılan çeşitli tespit ve testlerde ürünler arasında hiçbir fark olmadığının anlaşıldığını yine aynı uygulamanın “BP süper kalorifer”, “yepyeni bir kalorifer yakıtı” sloganı ila kalorifer yakıtı ürününde de tekrar ettiğini, rafinerilerde değişik kalite ve farklılıkta üretim yapılmadığını, bu şekilde tanıtım ve reklamların, sanki kendi ürünün daha üstün ve rakiplerindeki ise düşük kaliteli olduğuna yönelik ve tüketiciyi de yanıltacak mahiyette olduğunu ileri sürerek, davalının bu şekildeki haksız rekabetinin tespit ve men’ine, kararın ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını müvekkilinin rafinerilerden aldığı ürünlere dünyanın tanınmış şirketlerinden yüksek bedel karşılığı alınan katık ilave ettiğini, bu katıkların temizleyici, paslanmayı, köpüklenmeyi önleyici, tam yanmayı sağlayıcı özelliklerinin bilimsel test ve deneyler ile kanıtlandığını, bu hususun ilan ve reklamlar ile tüketiciye duyurulmasının haksız rekabet olmayacağını, davacı tespitlerinin yalnızca TSE standartlarına uygunluğa yönelik olup, katıkların etkisi yönünden bir araştırma bulunmadığını, hal böyleyken, davacının 03.03.1998 tarihli basın toplantısı ve basın bülteninde müvekkilinin ticari faaliyeti ile ilgili haksız ve inciltici beyanlarda bulunduğunu belirterek, asıl davanın reddine, karşılık davada da, davacı-karşılık davalının haksız tutum ve davranışının tespiti ile sembolik 1000-lira tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere bilirkişi raporuna nazaran davalının rafineriden dolum yapan kara tankerlerine katık ilavesini hangi yolla yapıldığına ilişkin açıklamaları inandırıcı olmamakla birlikte, katık ilavesi kabul edilse bile, tüm yakıtlara katılmadığı, ayrıca aynı özellikteki yakıtlardan birine katık eklenmesinin katık eklenmeyene göre kıyaslanamayacak ölçüde bir fark ve üstünlük yaratmayacağı, iyileştirici bir işlemin etkisinin abartılmasının ve tüm ürünlere katık ilave edilmediği halde yurt genelinde tüm ürünlere katık ilave edilmişçesine reklam yapılmasının bütünü itibariyle yanıltıcı nitelik taşıdığı, orta düzeydeki tüketiciyi aldatma ihtimali bulunduğu ve haksız rekabet teşkil ettiği, davacı-karşılık davalının 03.03.1999 tarihli basın toplantısı ve basın bülteninin ise sırf bu durumun kamuoyuna duyurulması amacına yönelik olup, hukuka aykırılık taşımadığı gerekçesi ile, asıl davanın kabulüne, karşılık davanın ise, reddine, karar verilmiştir.
Karar, davalı-karşılık davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yukarıda da özetlendiği gibi dava, haksız rekabetini, tespit ve men’ine, yine karşılık dava da, haksız fiil ve rekabetin tespiti ile tazminata ilişkin olup, davacı taraf, tüm akaryakıt ana dağıtım firmalarının aynı rafinelerden satın aldığı akaryakıt ürünlerini dağıtıp pazarladığı halde, davalının “BP de yakıt mükemmel çünkü katık mükemmel” ve “Süper Kalorifer Yakıtı” şeklindeki reklamlarının tüketiciyi yanıltan, rakibin ürünlerini kötüleyici nitelikte olduğunu ileri sürmektedir.Davacı taraf bu iddiasını kanıtlamak için davalının pazarladığı akaryakıt ürünleri ile diğer bir firmaya ait ürünlerin labaratuar testlerine dayanmıştır.
Oysa, davacı tarafından tek yanlı olarak yaptırılan ve davalı tarafça itiraza uğrayan bu tespit ve tahlillerde yalnızca TSE standartlarına uygunluk bakımından inceleme yapıldığı gerek labaratuar (PAL) tahlil sonuçlarından ve gerekse PAL’ın 08.03.1999 tarihli cevabi yazısından anlaşılmaktadır.Davalı ise, yurt dışından ithal ettiği katkılara ait ithalat belgelerini, yurt dışında yaptırılan muhtelif test sonuçlarını ibraz ederek, ürünlere yapılan katkıların ürünlerde köpürmeyi, koruzyonu önleyici, oktanı düzenleyen donma noktasını değiştiren, performans arttırıcı ve iyileştirici nitelik kazandırdığını ısrar ile savunmuştur.Bu şekilde bir iddia ve savunma karşısında, davalının akaryakıt ürünlerine yaptığı katkıların ne oranda iyileştirici fark yarattığının bilimsel şekilde ortaya konulup mukayesesi yapılmadan sonuca gidilmesi mümkün değildir.Mahkemece, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda da bu katkıların bir iyileştirme ameliyesi olduğu kabul edilmekle birlikte, hiçbir bilimsel inceleme test ve teknik veri olmadan, davalının reklamlarında belirttiği şekilde bir farklılık yaratmayacağı görüşünü bildirmişlerdir.Öte yandan, bilirkişi raporuna itiraz eden davalı taraf, 1993 yılından beri yalnız süper kurşunsuz benzinde değil, diğer ürünlere de katkı yapıldığını ileri sürdüğü halde bu itirazı dahi dikkate alınmamıştır.
Bu durumda mahkemece, ispat külfetinin oluşumunu ileri süren davacı tarafta olduğu da göz önünde tutularak, aralarında haksız rekabet alanında uzman bir hukukçu ve akaryakıt alanında uzman iki olmak üzere oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kurulundan varsa, dava tarihine göre elde mevcut usulünce alınmış numuneler üzerinde, şayet yoksa davalının dosyaya sunduğu katkı maddeleri cinslerinin yine akaryakıt ürünlerine katılma oranlarını gösterir çizelgelere göre katılması durumunda, savunmada belirtilen iyileştirmeleri hangi oranlar da yaptığının denetime elverişli ve mukayeseli şekilde ortaya konulması, bundan sonra, piyasada mevcut diğer ana dağıtım firmalarının da benzeri ilanlar ile tüketicilere reklam yolu ile hitap ettiği gerçeği de gözardı edilmeden, davalının katkı maddelerinin sağladığı iyileştirme ile yapılan reklamların haksız rekabet teşkil edecek mahiyet ve boyutlarda olup olmadığının tarafların itirazları karşılanacak şekilde araştırılması ve tartışılması yine buna göre de karşılık davanın değerlendirilmesi yapılarak elde edilen sonuca uygun bir karar vermek gerekirken, eksik incelemeye dayalı, yeterli ve doyurucu olmayan bilirkişi raporu ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı-karşılı davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı-karşılık davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 250.000.000-lira duruşma vekillik ücretinin davacı-karşılık davalıdan alınarak davalı-karşılık davacıya verilmesine,ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.03.2002 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 
 

 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA